Kemerburgaz, İstanbul’un kuzeyinde şehrin Belgrad Ormanı’na değdiği yerde duruyor. Buradaki canlılar dört büyük yaşam alanını paylaşıyor; her birinin içinde bir kovuk, bir çamurlu kıyı ya da bir saçak altı gibi küçük ama vazgeçilmez mikro alanlar var.
Şehirden bente, Kemerburgaz’ın şematik kesitiKesit · yana kaydırın
Dört yaşam alanı
Defterdeki bütün kayıtlar aşağıdaki dört alanı paylaşır. Her kartta alanın neyi barındırdığını, orada hangi canlıların yaşadığını ve o alanın ayakta kalabilmek için nelere ihtiyaç duyduğunu bulacaksınız.
Orman
defterde 40 kayıt
Belgrad Ormanı ile Kuzey Ormanları’nın kıyısı; meşe, kayın, kestane ve gürgenden oluşan geniş bir yapraklı orman.
Ayakta kalması için: Yaşlı ve ölü ağaçlar, kesintiye uğramamış bir orman örtüsü ve nemli kuzey yamaçları gerekir.
Mikro alanlar: Kovuklu yaşlı ağaç · Ölü odun ve kütük · Yaprak döküntüsü · Orman kenarı ve açıklık
Bir türün burada yaşayıp yaşamaması çoğu zaman tek bir ayrıntıya bağlı: çürümüş bir dal yeri, yaz sonunda da ıslak kalan bir kıyı, kiremit altındaki bir boşluk. Aşağıdaki çizimler levhalarda olmayan bu küçük dünyaları gösteriyor. Kartları yana kaydırın.
Orman
Kovuklu yaşlı ağaç
Çürüyen dal yerlerinde ve eski ağaçkakan deliklerinde açılan kovuklar, ormanın hazır odalarıdır. Baykuş, sıvacı kuşu ve baştankaralar burada yuva yapar, sincap kış azığını buraya saklar.
Yere düşmüş bir gövde yavaşça çürürken mantarların, böceklerin ve onları arayan kuşların sofrasına dönüşür. Kütüğün içi her yıl biraz daha yumuşar ve daha çok canlı barındırır.
Nemli yaprak katmanı solucan, salyangoz ve böcekle doludur; aynı zamanda toprağı serin ve nemli tutar. Siklamenler ve mantarlar bu örtünün içinden çıkar.
Ormanın çayırla buluştuğu bu dar kuşakta saklanacak yer ile besin yan yana bulunur. Bu yüzden orman kenarı, ormanın içinden de çayırın ortasından da kalabalıktır.
Kıyıdaki kamış ve saz kuşağı suyla kara arasındaki perdedir. Sakarmeke yüzen yuvasını buraya kurar; iribaşlar ve yusufçuk larvaları da bu saklı suda büyür.
Yaz sonunda su çekilince açığa çıkan çamurlu kıyı, birkaç hafta boyunca bir av alanına dönüşür. Gri balıkçıl kıyıda bekler, kuyruksallayan çamurun üstünde koşarak böcek toplar.
Suya dik inen toprak yamaç, kazma işini kolaylaştırdığı için rağbet görür. Yalıçapkını tünelini buraya açar; tilki ve porsuk da inlerini aynı yamaca kazar.
Osmanlı bentlerinin güneşte ısınan taşları küçük bir kaya kıyısı gibidir. Çizgili kaplumbağalar burada güneşlenir, ak kuyruksallayan derz aralarına yuva yapar.
Eski çatıların altı ve kiremit araları köyün kuş mahallesidir. Kırlangıç çamur kâsesini saçağa yapıştırır, ebabil kiremidin altına girer, serçe aradaki her boşluğu değerlendirir.
Harçsız duvarlar ve su kemerleri gün boyunca ısıyı tutar, geceye kadar da bırakmaz. Yeşil kertenkele taşın üstünde güneşlenir; küçük karga ve kerkenez oyuklara yuva yapar.
Köy çeşmesinin yalağı, yaz boyunca su bulunabilen birkaç yerden biridir. Kuşlar buradan içip yıkanır, kırlangıç yuvası için çamur toplar, gece kurbağası gündüzü yalağın altında geçirir.
Kimyasal kullanılmayan bir bahçede dökülen meyve, solucan ve böcek eksilmez. Kirpi geceleri burayı dolaşır, karatavuk toprağı karıştırır, baştankaralar ağaçları tarar.
Otları uzun kalan bir çayır kelebek, çekirge ve sayısız böcekle dolar; arkasından onları avlayanlar gelir. Kerkenez tepede asılı kalır, ibibik otların arasında yürür.
Güneye bakan yumuşak toprak yamaç hem kazmaya hem de gün boyu ısınmaya elverişlidir. Arıkuşu kolonisi tünellerini buraya açar; kertenkele ve kaplumbağa yumurtalarını aynı sıcak toprağa gömer.
Güneşle ısınan yamaçlardan yükselen sıcak hava sütunları gökyüzünün görünmez merdivenleridir. Leylekler ve şahinler bu sütunlarda kanat çırpmadan yükselir, sonra süzülerek bir sonrakine geçer.